Kitap ve Maymunlar Gezegeni: Savaş!

Maymunlar Gezegeni, ilk olarak Fransız yazar Pierre Boulle’un kaleme aldığı 1963 tarihli kitap ile ortaya çıktı ve sonrasında filmleri, dizisi ve oyunları yapılarak büyük bir markaya döndü. Burada yorumlayacağım film, toplamda 9. filmi ve reboot serinin ise 3. halkası. Filmin yönetmenliğinde 2. film Dawn of the Planet of the Apes’i de yöneten Matt Reeves var.

Filme geçmeden önce ilk olarak kısaca ve sonrasında ara ara kitaptan söz edeceğim. Pierre Boulle, kitapta maymunların akıllı olup, insanların aptallaşıp ilkel olmasının da ötesine geçerek, bir türün varoluşunu sorgulaması, yok olmanın etkileri, başka bir türün ise evrimin basamağına farklı bir şekilde atlayışı ve bunun toplumları ve sistemleri üzerindeki etkiyi ince bir şekilde işliyor. Sadece insan toplumunun bu sürece nasıl geldiğini anlatmıyor, maymun toplumunun oluşturduğu sistemi de konuşmalara güzel yedirerek detaylı ve sorgulayıcı işliyor. Orangutanların, gorillerin ve şempanzelerin temsil ettikleri farklı özellikler, aralarındaki çatışmaları ve sistemlerindeki bozulmalarına kadar Boulle tarafından detaylı bir evren yaratıldığını görüyoruz.

 

Bu serinin üçüncü halkasında, diğer filmlere göre bu varoluşsal kaygıya işlenecek konunun da etkisiyle daha çok odaklanılıyor. Yok olup gitmenin etkisinde insanlar, diğer yandan yok olmanın eşiğinde olan insanların radikalleşmesinin karşısında gelişmekte olan ve insanlara karşı direniş gösteren maymunları görüyoruz. Bu gelişme mevzusuna bakarsak, maymunların gelişmesi ve insanların radikalleşmesini serinin her filminde artış gösterdiğini görüyoruz. Gelişme kısmında, baş karakterimiz olan şempanze Caesar’ın her filminde, hem dil bilgisi açısından,  hem de söz dizimi becerisi yönünden her filmde geçen zamanla üstüne koyduğu güzel işleniyor. Sadece anlamsal cümle kurma becerisi dışında, olayları yorumlama becerisinin de geliştirilmesinin filmde yansıtılması açık bir şekilde görülüyor. Zaten uygarlığı kurma aşamasında, gel bize lider ol Caesar seviyesinde istek uyandırıyor ayrıca.

Kitaplarda da karşılaşılan bilim maymunu tarafından sık sık vurgulandığı şekilde, şempanzeler maymun dünyasında yeni bir şey üretme, taklit dışında yeniliğe açıklık konusunda en iyiler. Burada liderin ve taklit etmenin dışına çıkıp uygarlık kurma adımını atanın Caesar olması boşuna değil, maymunların ilerleyen tarihlerinde de insanlığın getirdiği teknoloji ve bilimin ötesine çıkanlar hep şempanzeler olmuş. Ancak diğer bir yandan filmin sonunda da Caesar’ın ölüp, büyük ihtimal yerine geçecek olanın orangutan olan Maurice olması da maymunların ilerleyen zamandaki oluşacak sistemiyle alakalı başka bir ayrıntı. Çünkü sonrasında teknolojiden, bilime, oradan politikaya kadar toplumun en önemli ve yüksek pozisyonlarında hep orangutanlar oluyor. Maurice gayet iyi bir karakter evet, izleyicinin sevgisini kazanmış bir karakter, ancak orangutanlar bütün olarak bakıldığında maymun toplumunun gelişememesinde, insanları taklit etmenin ötesine gitme uğraşındaki en büyük engel de oluyorlar.

Öncelikle maymunların tarihiyle ilgili bilgiyi ilk başta gizliyorlar ve insanların önceden dominant ırk olduğu ile ilgili gerçeği de saklıyorlar. Uygarlık büyüdükçe maymunların geçmişi tamamen gizem oluyor ve kimse toplumda bununla ilgili gerçeği bilmiyor, ilkel olmuş insanların önceden akıllı olduğuyla ilgili bilgi tamamen unutuluyor. Maymunların tarihi bir noktadan sonra başlıyor, öncesi muallakta, evrimin nasıl parçası olduklarını bilmiyorlar. Aynı zamanda uygarlık başlamasından beri teknoloji gelişmiş haldeyken, şempanzeler çok uzun zaman boyunca yeni bir gelişme olmamasına anlam veremiyorlar ve bazı şempanze bilim maymunları bunu sorguluyorlar. Bilim maymunu şempanzenin de dediğine göre, tarih boyunca taklit etmenin ötesine giden buluşlar hep şempanzelere ait, maymunların tarihiyle ve insanlarla ilgili gerçeği ortaya çıkaran yine kendileri oluyor zaten.

Diğer yandan, filmdeki varoluşsal sorgulamayla, kitapta gördüğümüz insan profesör arasında güzel bir bağlantı var. Maymunlar temelde sadece bir virüsün ve hatanın sonucunda dünyanın bir sonraki zeki halkası haline gelmiyorlar aslında. Uzun evrimsel süreçten geçmeden, ancak insanlığın evrimsel olarak durma noktasına geldiği ve sona geldiğini anlatıyor Boulle. İnsanlar maymunların çıkışı karşısında tembelliğiyle ve bozulmuş sistemde bir şey yapamıyorlar. Yani Boulle’un evreninde, maymunlar uzun evrimsel süreçle gelmeseler bile, evrimin bir sonraki adımı, çünkü birçok etken buna yol açıyor. Kitapla ilgili büyük spoiler olduğu için yazmak istemedim, ancak bunun basit bir hatanın ötesinde evrimsel olarak adım olduğunu net bir şekilde vurguluyor bir noktada. Profesör konusuna da gelirsek, kitapta profesör, bununla birlikte insanların ve maymunların tarihindeki gerçeği, şempanze bilim maymunları keşfetmeden önce görüyor, insanların artık ilkel halkası olduğunu görüp, umutsuzca bunu kabullenip bununla birlikte ilkel davranıyor. Film Caesar ve Colonel’in arasında geçen diyaloglarda bunu biraz vurguluyor, ancak bu ilkelliğe giden varoluşsal kabullenişi daha etkileyici bir şekilde de aktarabilirdi.

İnsan tarafındaki umutsuzluk verilmeye çalışıyor, ancak film işlediği itibariyle, bunu çok daha iyi bir şekilde işlemeliydi, filmde maymunlar tarafı etkileyiciyken, insanlar tarafı eksik kalıyor. Caesar’ı oynayan Andy Serkis ve diğer maymunlardan ekstra söz etmek gerekli, hem yönetmen bunların duygulanımlarını ve izleyiciyle empati kurdurmayı iyi katmış filme, hem de başarılı bir CGI ile oyuncular tarafından iyi oynanmış maymunlar. Duygularını, üzüntülerini, kayıp olduğunda hissetirdikleri, filmin bir noktasında esir kaldıklarındaki halleri, umutla dolduklarında yaşadıkları vb. şeyler izleyiciye geçiyor. Filmde mizah kullanımı şahane olmasa bile fena değil. ‘Bad Ape’ üzerinden yer yer izleyiciyi güldürüyor, aynı zamanda bu maymun üzerinden dünya üzerinde maymunların sadece Caesar’ın grubunda olmayıp, genel olarak yayılımını gösteriyor. Film birçok yönüyle empati kurulmasıyla duygusal yükü hissetirmeye çalışıyor, bu yüzden filmde şarkı kullanımı önemli. Giacchino’nun albümü bu yükün altından kalkabiliyor.

Filmde gördüğümüz Nova karakteri, birçok yerde yazıldığı ve söylendiği gibi ilk film serisi göndermenin de ötesinde, kitaptaki başrol karakterinin aşık olduğu ilkel insan. Yer yer bu karaktere karşı aşk besliyorken, diğer yandan ise ilkel olduğundan dolayı bunun insanların zeki olduğu zamanda herhangi bir hayvana aşık olmakla benzer şey olduğunu düşünüp hep kararını sorgularken buluyor kendini. Çünkü gördüğü dünyada insanlar artık ilkel ve karakter üzerinden bu çok farklı bir durum. Nova benzer şekilde kitapta da konuşamıyor, filmdeki Nova karakteri gibi. Tabii bunun dışında çok farklılar.

Ayrıca filmin başında gördüğümüz, askerlerin kasklarında olan ‘Monkey Killer’ göndermesi de, ne olursa olsun ‘insan doğası’ yerine ‘canlı doğasında’ olan güçlü olanın güçsüz üzerinde kurduğu tahakkümü iyi anlatıyor, bu yüzden yerinde bir gönderme. Göndermeyi açacak olursam kitaplarda, maymunların akıllı olduğu dünyaya inen insan karakteri, maymunları insanları avlarken görüyor filmdekiyle ters bir biçimde. İnsanlar tamamen hayatta kalma içgüdüsüyle etrafa kaçışıyorlar, bu sırada maymunların kasklarında ‘Human Killer’ yazıyor. Benzer şekilde filmdeki, ‘en iyi maymun, ölü maymundur’ kısımları da bunu destekler biçimde.

Filmde, Francis Ford Coppola’nın filmi Apocalypse Now’dan esinlenme olduğunu görüyoruz. Bir sahnede, grafiti olarak ‘APE-OCALYPSE NOW’ görüyoruz, bunun da ötesinde Woody Harrelson tarafından oynanan Colonel karakteri, Coppola’nın filmindeki Colonel Kurtz’a benzer şekilde yaratılmış. Maymunlar Gezegeni evreni, çöküşte olan insanlık için güzel ve doğru bir esinlenme, ancak Apocalypse Now’un son kısmında Kurtz’un yaptığı gibi etkileyici diyaloglara azıcık da olsa yaklaşabilse ve aktarmak istediği insanlık tarafındaki yok oluş kabullenemeyişi ve bunun etkisinde varoluşsal kırılmayı daha net aktarabilse, insanlık tarafı daha etkileyici olur, bu da filme bütün olarak çok iyi yansırdı.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: