Mutlu-Üzgünler: Sing Street

Kadın – erkek ilişkilerini ön planda tutarak çektiği filmlerine müzikal dokunuşlar katarak tadına doyulmayan seyirlikler sunan ve bir zamanlar The Frames grubunda basçı olarak da bulunmuş, İrlandalı yönetmen John Carney’nin son filmi Sing Street 2016 yılının tartışmasız en kendine özgü ve samimi işlerinden biriydi.


John Carney 2007 yılında, 150 bin euroluk küçük bir bütçe kullanarak, 17 günde çektiği Once filmiyle Dublin sokaklarında müzikle iç içe geçen bir hikayeyi aktarmıştı. Once’da doğallıktan ödün vermeyerek adeta belgesel tadında bir iş ortaya koyan Carney filmin başrolünde The Frames grubundan arkadaşı ve aynı zamanda grubun solisti olan Glen Hansard’ı oynatmıştı. Once, Oscar’da En İyi Özgün Müzik ve Sundance Film Festivali’nde Seyirci Ödülü başta olmak üzere birçok festivalden ödülle ayrıldı. Carney 2013’de ise Keira Knightly, Mark Ruffalo ve Adam Levine’nin başrolde yer aldığı ilk Hollywood filmi Begin Again’i çekti. Once’da kısıtlı imkanlarıyla albüm çıkarmaya çalışan iki sokak sanatçısını, Begin Again’de erkek arkadaşı tarafından terk edilen bir kadın ile sıkıntılı günler geçiren bir yapımcının albüm yapma serüvenine yer veren Carney, Sing Street’de ise bu iki filmine paralel bir konuyu işledi. Filmin odağında Conor isimli bir gencin arkadaşlarıyla beraber Rock grubu kurması yer alıyor. Bu üç filminde ortak paydası müzik, aşk ve tutku. Karakterlerin ortak özelliği ise hayata tutunmalarını sağlayan motivasyon kaynağını müziğe olan tutkularında bulmaları. Karakterler kişisel hayatlarında yaşadıkları problemleri, geçim sıkıntılarını ve ailevi sorunlarını müziğe odaklanarak yenmeye çalışıyorlar ve içinde bulundukları olumsuz koşulları sanata harmanlayarak bundan yararlanıyorlar.

Darren: Mutlu-Üzgün ne demek ki? Aynı anda nasıl ikisi birden olunur? Çok saçma.

Conor: Bu bok yuvasında gerizekalılarla, tecavüzcülerle, serserilerle kalmışım ve durumu kabulleneceğim demek tamam mı? Hayat böyle işte. Kabullenmeye çalışacak, yoluma devam edeceğim ve sanat yapacağım.

maxresdefault

Ailesinin yaşadığı ekonomik sorunlar yüzünden Katolik okulunda eğitimine devam etmek zorunda kalan Conor okulun sistemine, öğretmenlerine ve arkadaşlarına alışmakta güçlük çekiyor, ebeveynlerinin boşanma aşamasına gelmesiyle de beraber içinde bulunduğu durum daha da can sıkıcı olmaya başlıyor.
Her şey Conor’ın yolun karşı tarafındaki Raphine’nın telefon numarasını almak için bir Rock grubunun olduğunu ve klibi için bir modele ihtiyacı olduğu yalanını söylemesiyle başlıyor. Model olma hayalleri kuran Raphine’nın teklifi kabul etmesiyle beraber Conor grubu kurmak için ilk motivasyon kaynağını bulmuş oluyor.
Conor henüz okulun ilk günlerinde kahverengi ayakkabılar giydiği için okulun muhafazakar, despot yöneticisi Baxter’ın yaptırımlarına maruz kalır. Okuldaki zorbalar tarafından da sürekli rahatsız edilen Conor’ın uyum sorunu giderek artar. Conor yaşadığı bu zor durumları müziğe odaklanarak atlatma yolunu seçer. Okulda yaşadığı tüm bu zorluklar, ebeveynlerinin boşanma aşamasına gelmesi ve Raphine’ye olan aşkı Conor’ın şarkı yazması için ilham kaynağı olur.

sing-street-frame

Conor’ı müzik konusunda törpülenmesini sağlayan kişilerden birisi de abisi Brendan. Geniş müzik kültürüyle Brendan, Conor’a adeta akıl hocalığı yapar.

TV’de Duran Duran’ın Rio isimli şarkısının klibini izlerken,

Brendan: Bu adamlar hangi yolu seçerler hala tartışılıyor ama dinlemesi güzel John Taylor şu anda Birleşik Krallık’taki en iyi basçılardan. Çok popüler müzik havası katıyor gruba, umarım o yolda ilerler.

Brendan’nın klip hakkında söyledikleri,

Brendan: Sanat bu. Herkes yapıyor bu günlerde baksana. Hem kalıcı bir şey. Müzik ve görselin mükemmel karışımı. Kısa, sadede giriyor. Baksana! Hangi despot yönetim karşı koyabilir buna?

Grubun söylediği ilk şarkı sonrası Brendan’ın eleştirisi,

Brendan: Kötü müzik diye buna derim. Bu dünyada kötü müzikten kötü bir şey de yoktur. Başkasının sanatını mı kullanacaksın?
Conor: Daha yeni başladık. çalmasını öğrenmemiz gerek.
Brendan: Sex Pistols çalmayı biliyor muydu sence? Çalmayı bilmene gerek yok. Steely Dan mi sandın kendini? Nasıl çalınmaması gerektiğini öğrenmen lazım Conor. Püf noktası bu. Rock & Roll bu. Bu da pratik ister. Hem siz cover grubu değilsiniz. Her okulun cover grubu vardır. Her barın cover grubu vardır. Her düğünün cover grubu vardır. Her cover grubunda orta yaşlı bir adam vardır. Zamanında başkası için şarkı yazamayacak cesareti olmadığından müzik sektöründe yükselip yükselemeyeceğini düşünür durur. Rock & Roll risktir. Alay konusu olma riskindesindir.

Bu konuşmalardan sonra Conor, The Riddle Of The Model şarkısının sözlerini yazar ve ilk klibi çekerler.

Brendan’ın klibe yorumu,

Brendan: Güzel olacak bu. Size iyi kameralar ve iyi bir yönetmen gerek. Ama kafanda varsa gerisi önemli değil. Hayal gücü egzersizidir bu. Büyük düşün Conor. Bu seni hedefine götürecek.

Brendan bu konuşmanın hemen sonrasında Conor’a “ev ödevi” diyerek, dinlemesi için plaklar verir. Brendan’nın verdiği plaklar: Joe Jackson – Steppin Out, The Jam – The Gift

Brendan: Ee, ne bu düşkünlüğünün sebebi?
Conor: Bence muhteşem bir insan. Onun gibi birini görmedim hiç. Konuşması, bakışları… Bazen ona baktığımda ağlamak istiyorum.

Bu diyaloğun hemen sonrasında, Brendan “İşte bunlar Mutlu-Üzgünler.” der ve The Cure’un The Head On The Door albümünü verir, aynı anda fonda Inbetween Days çalmaya başlar.

Sing-Street-1

Dönemin ikon Rock grupları Motörhead, Depeche Mode, The Cure ve Duran Duran’den bolca referanslar barındıran, kullanılan mekanlar ve kostümlerin de büyük etkisiyle beraber Sing Street bir noktadan sonra ana hikaye akarken, 80’li yılları iliklerimize kadar hissetmemizi sağlayan, içinde müzik kutusu bulunan, bir zaman makinesine dönüşüyor.


En az filmde kullanılan şarkılar kadar Sing Street grubunun şarkıları da dinlemeye değer. Müzik, Conor’ın içinde bulunduğu çöküntüde duygularını ifade etmesini ve özgüvenini yeniden kazanmasını sağlayan bir araç oldu. Sing Street grubu, Connor ve arkadaşlarının topluma çektiği bir isyan bayrağıydı.


Conor’ın yönetici Baxter’ın yaptıklarından etkilenerek yazdığı Brown Shoes.


Raphina ile ilişkilerini ilham alarak yazdığı Up.


Filmi izleyen çoğu kişinin favorisi olan Drive It Like You Stole It, filmin ruhunu tam anlamıyla yansıtıyor.


John Carney’nin yazıp yönettiği, Altın Küre’de En İyi Müzikal & Komedi Filmi dalında adaylığı bulunan, Sundance Film Festivali’nde gösterimi yapılan, Ferdia Walsh-Peelo, Mark McKenna ve Lucy Boynton’ın yer aldığı genç oyuncu kadrosuyla 2016’da dikkatleri üzerine çeken Sing Street şimdiden türünün en önde gelen isimlerinden oldu.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: