Gizemli ve İlginç Papa – The Young Pope

Öncelikle diziye geçmeden önce Sorrentino’dan söz etmek gerekli. Hem yönetmen, hem de senaryo yazarı olarak, yaptığı işler sanatsal açıdan özgün ve güzel oluyor. Müzik kullanımından, çekimlerine, yaptığı sorgulamalar ve mesajları üzerinden hem sanatın ne kadar içinde olduğunu, bunu özenli bir şekilde nasıl kullanabildiğini ve izleyiciye kendi diliyle aktardığını görüyoruz. Sorrentino’nun izlediğim filmlerinde insan ve sanat üzerine sorgulamalar hep yoğun bir şekilde işlendi, bireysel çatışmalar, toplumla olan ilişkileri üzerinden içsel krizleri ve bunun sanatla olan bağlantısını kurguluyor. Sorrentino çok özenli ve detaycıdır, bu çekimlere ve hikayesine yansır, bunun üzerine işlediğini ince ve yavaş bir şekilde, kısık ateşte kaynatarak işler.

Dizinin hikayesindeki ana unsurlardan biri, gayet ulvi bir inanç, bir cevap arayışının dünyevi şeyler üzerinden bulunması ve sağlamlaşması.

Dizinin yaratıcısı Paolo Sorrentino, The Young Pope yaratım sürecinin gösterildiği 1 saatlik kamera arkasında, diziyi bu şekilde anlatıyor. Bu cümle dizinin anlatmak istediğini, çok net bir şekilde aktarıyor. Papa, kardinaller, rahibeler, Vatikan’da yaşayan tüm din insanları, gardiyanlarına kadar hepsinin gizem kapısı ardında, belli kurallar doğrultusunda yaşamak üzerinden oluşan, bireyselliklerini kenara atıp tek tipleştiren stereotip yargılarını kırıyor. Burada yaşayan din insanlarını karşı düz önyargıları kırarak, onlara kimlik kazandırıyor ve bireyselliklerini öne çıkarıp, hepsinin temelde farklı özelliklere ve zevklere sahip insanlar olduğunu gösteriyor izleyiciye Sorrentino.

Karakterlere birer figür olmanın dışında, her insan gibi içsel ve dışsal çatışmalar, sorgulamalar, krizler veriyor. İsteklerini ve umutlarını koyuyor karakterlere, hem karakterler derinleşiyor, hem de Vatikan’da yaşayan din insanları figür olmanın ötesinde insanileştiriliyor. Zaten kişilik oluşturmada Sorrentino ekstra olarak çok araştırma yapmış, çok otoriter olandan az otoriter olana kadar, birçok papa otobiyografisi okumuş, Vatikan ile ilgili birçok araştırma yapmış. Jude Law’a göre özellikle papa Lenny Belardo’yu inanç ve şüphe tanımlıyor. Bu şüphe dizi boyunca yer yer tanrıya inanmadığına veya bu sorgulamacı tavrı onun sahtekar olduğu düşüncesine gidiyor bazı din insanlarınca. Ancak o sorgulama ve şüpheciliğini yanında taşıyor, dizi boyunca tanrı inancını bu şüphecilikle gittiği yol tanımlıyor aslında. Fikirleri değişim gösteriyor, hem bireysel, hem de papa olarak aldığı kararlar ve bakış açısı, tartışmaları ve yaşadıkları üzerinden değişime uğruyor.

Lenny Belardo farklılığını en baştan estetik olarak klasik papa görümünden farklı olmasıyla veriyor zaten. Jude Law’ın da tanımladığı üzere, iyi veya kötü papa olmaktan çok, Lenny ilginç ve farklı bir papa ve birey. Kendisi dizi boyunca değişen fikirleriyle de birlikte, devrimsel ve farklı bir yaklaşım getiren biri. Bir yandan çok radikal gerici bir karar alıyorken ve bunun sonucunda olumsuz sonuçlar çıkmışken, diğer yandan gördüğü yozlaşmışlık karşısında sessiz kalmıyor. Bu yüzden salt olarak iyi ya da kötü olarak tanımlamanın ötesinde bir karakter.

Dizideki oyunculuklar, hem yönetmenin çekimleri, istekleri ve bunu aktarımıyla, hem de oyuncuların şahane performanslarıyla çok iyi olmuş. Jude Law kariyerinin en iyi oyunculuklarından birini sergiliyor, Sister Mary oynayan Diane Keaton ayrı güzel, dizi için ayrıca ingilizce de öğrenmiş olan Silvio Orlando (Voiello)’dan, Sorrentino hayranı olan, İspanyol oyuncu arandığını duyunca hemen Sorrentino ile iletişime geçen Javier Camara (Gutierrez)’e kadar, dizide gördüğümüz tüm oyuncular harika performans göstermiş ve emek vermiş. Jude Law role iyice girmek için 6 ay Roma’da yaşamış, zaten rolüne ne denli girdiğini oyunculuğunda çok net görüyoruz. Zaten farklı duyguları, çekimlerde ve mimiklerde ayrıntılı bir şekilde aktaran bir dizi olmuş.

Dizideki hiçbir mekan Vatikan’da çekilmiyor, yapım aşamasında detaylı bir şekilde yapıldığını gördüğümüz üzere, başta Sistina Şapeli olmak üzere neredeyse her mekan ince detaylarını da kapsayacak bir şekilde stüdyoda baştan yaratılıyor. Papanın kostümlerinden rahibelerin giydiklerine kadar, bütün kostümler, gerçek Vatikan için kıyafet yapan yer tarafından yapılıyor. Tüm bunlarla birlikte set, çevre, dekor ve kostüm tasarımlarının çok özenli bir şekilde yaptıklarını, hem de çeşitli kaynaklar araştırılarak, ne kadar önem gösterildiğini görüyoruz. Özellike yapım aşamasında, Sistana Şapeli’nin yapım aşamasına bakmanızı öneririm.

Sorrentino’ya göre dizi; sinema ve edebiyattan doğan, uzun hikaye anlatma özgürlüğü ve görsel sanatın birleşmiş hali. Zaten söylemine göre, The Young Pope, 10 saatlik bir film. 10 saatlik müziğinden, mizahına kadar deneysel bir iş. Daha dizinin giriş kısmından, dizi boyunca olacak ince ve sert mizah kurgulanmasına, yoğunlukla elektronik ve deneysel müzik kullanımına, cesur bir anlatıma (Papa John Paul II ve meteor kısmıyla) ve şahane görüntülere sahip olduğunu görüyoruz. Mutluluğu, üzgünlüğü düşündüren, izleyiciye hissettiren, empati yaptıran ve sorgulatan bir iş.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: